Okulöncesi kurumlardan başlayarak üniversiteye kadar, her eğitim kurumunun temel amacı, çocuklara olumlu davranış değişikliği kazandırmaktır. Davranışlar, oluşturulan öğrenme ortamı sayesinde gerçekleştirilir. Davranışlarla duygular arasında sıkı bir bağ vardır. Duygular düşüncelerimizi etkilerken, davranışlar da duygularımızla şekillenmektedir.

Eğitimciler öğrenmeyibilişsel, duyuşsal, psiko-motor ve sezgisel alan olmak üzere dört temelkategoride gruplamaktadır. Bunlardan ilk üçü eğitim programlarında yerbulurken, sezgisel alan henüz programlarda kendine yer edinememiştir. Öğrenmealanlarından biri diğerinden daha az veya daha çok önemli değildir. Ancakbilişsel ve psiko-motor alan faaliyetlerine verilen önem kadar duygusal alanfaaliyetlerine önem verilmediği görülmektedir. Özel yeteneğe dayalıolmayan sınavlarda daha çokbilişsel alan faaliyetlerine ait sorularsorulmaktadır. Bundan dolayı çocukların derslerinden almış oldukları notlar,onların zeka seviyeleri gelecekteki başarılarının birer göstergesi olarakalgılanmaktadır. Araştırmalar, okul başarısı yüksek olup da hayatta başarılı vemutlu olamayan çok sayıda örneklerin mevcut olduğunu göstermektedir

Okullarda duygusal ve sosyal yönden yeterli gelişme gösteremeyençocuklar, toplumsal düzene ayak uyduramamaktadırlar.Bu ise okulda disiplin problemlerinin artmasına, olumsuz davranışların ve kötü alışkanlıkların yaygınlaşmasına sebepolmaktadır. Çoğu kez aileleri ile ilişkileri de bozulan bu öğrenciler stres, intihar,vs. gibi akademik başarıyı da olumsuz etkileyen durumların yaşanmasına yol açarlar.Bu ise toplumun her kesimini huzursuz etmektedir.

Formel eğitiminyapıldığı okullarımızda, öğretmenlerimize önemli görevler düşmektedir. Ailesindenyeterli eğitim alamadığını düşündüğümüz çocuklar için, programımıza öncelikle‘sevmek, sevilmek. değer vermek, paylaşmak' gibi gelişim ihtiyaçlarınındahil edilmesi gerekir. Öğretmen alanındaki tecrübesini doğru yollardan, doğru şekilde anlatırken, sevgisini ve insani değerleri deişin içine katmalıdır. Ders içeriklerine, duygusal boyut kazandırmakzorundadır. Aksi halde dersler öğrencilere itici gelir. Teori ile uygulama birarada yürütülmelidir. Grupçalışmalarına ver vererek öğrencilerin iletişim yeteneklerinin geliştirilmesine ve özgüvenleriniarttırmada yardımcı olunmalıdır. Ayrıca çocuklara kendi yeterliliklerinikeşfetme, hedef belirleyip bununla ilgili plânlar yapma, dinleme vebaşkalarının fikirlerine değer verip saygı gösterme, kendini başkasının yerine koyma, işbirliği yaparak birlikte kararverme, bazı problemlere alternatif çözüm yolları üretme gibi beceriler eldeetmelerine katkıda bulunmalıdır.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları