Çocuklarda Özellikli İnsanlardan Korkma (Polis, Doktor, Dişçi vb.)

Yalnızca çocuklara özgü olmayan bu korkunun temelinde bilinmeyenden korkmanın bulunduğu söylenebilir. Meçhul, yalnızca çocukları değil yetişkinleri de korkutabilir. Bu korkunun tamamen yok edilmesi söz konusu değildir. Diş hekimi, doktor veya eve gelen misafirler çocuk açısından birer yabancıdırlar. Çocuk onların kendisine zarar verip vermeyeceğinden pek emin değildir. Ayrıca yaşanmış talihsiz olaylar da bu korkuyu tetikleyebilir. Evlerine hırsız giren bir erkek öğrencinin sahip olduğu korku bu duruma örnek gösterilebilir.

"Ben küçükken evimize bir gece hırsız girmişti. İlk başta kimse uyanmamış ama annemin uykusu hafif olduğu için kalkıp evi kontrol etmiş ve pencerenin arkasında birini fark etmiş. Sonra sessizce bizim odamıza gelmişti ve bizi uyandırıp ses çıkarmamamızı istemişti. Odamızın ışığını yakmayarak tekrar kendi odalarına geçip babamı uyandırmıştı. Bunu fark eden hırsız kaçmaya çalışıyordu. O anda babamın bağırdığını duydum. O anda sanki korku birden bedenime girip sesimi soluğumu kesmişti.

Sonra hırsız kaçmıştı fakat polise haber vermemiz nedeniyle yakalanmıştı. Hırsızı ertesi gün tatbikata getirdiler. O hırsızın yüzü hâlâ kafamda ve hâlâ hırsız korkusunu yaşıyorum."

Özellikle erkek çocuklarında oluşan sünnetçi korkusu da bu türden korkulara örnek verilebilir. Anne-babanın, çocuğun "niçin sünnet olacağım?" sorusuna ikna edici cevap verememeleri bu korkunun oluşmasında etkili olabilir. Aşağıdaki örnek olay bunu açık bir biçimde ortaya koymaktadır.

"Bende sünnet korkusu yıllar boyu sürdü. Sünnet olduktan sonra bile bu korkuyu rüyalarımda yaşadım. Bu korkumdan kurtulmak için bir gayretim olmadı. 

'Ben neden sünnet oluyorum?’ soruma o yaşlarda ne ailem ne çevremde bulunan diğer kişiler beni ikna edecek bir cevap veremediler. Bu nedenle yıllarca sünnet olma korkusu içinde yaşadım."

Sünnet olma korkusunu aşmada anne-babanın tutumu etkili olmaktadır. Babası sayesinde sünnet olma korkusunu aşan çocuğun hikâyesi güzel bir örnek oluşturmaktadır.

Ne Yapmalı?

Ne Yapmalı?

Çocuğunuzun bu korkusunu normal karşılayınız. Çocuğun doktor, diş hekimi ve diğer kişilere yavaş yavaş alışmasını sağlayınız. Doktora gitmek zorunda kalırsanız öncelikle çocuklara iyi davranmasını bilen doktorları tercih ediniz. Acil durumların dışında, mümkün mertebe sık sık doktor değiştirmeyiniz. En önemlisi, çocuğunuz yaramazlık yaptığında onu iğneci, doktor, polis vb. ile korkutmayınız.

"İlk çocukluk korkum sünnetçi korkusuydu. Bu korkumu babam sayesinde azaltmıştım. Babam biraz arabayla gezdirdi. Biraz kahramanlık dersi verdi. Sonra sünnet oldum ve sünnetten sonra korkum bitti."

Ancak bu korkuyu da diğer korkular gibi abartmamak gerekir. Çünkü çocuğun dişi ağrıyorsa bunu durdurmanın yolu bir diş hekimine gitmektir. Ancak ebeveynler, çocuk bir yaramazlık yaptığı vakit, onu doktora götürmekle, dişini çektirmekle korkutmamalıdır.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları