MEZARLIK KORKUSU

MEZARLIK KORKUSU

MEZARLIK KORKUSU

Büyüklerin etkisiyle öğrenilen bir korku olduğu söylenebilir. Çocukların yanında konuşulan ölü ve mezarlık hikâyeleri çocuklarda mezarlık korkusuna yol açabilmektedir. Bir erkek öğrencinin ablasından dinlediği hikâyeler yüzünden edindiği mezarlık korkusu bu duruma güzel bir örnek oluşturmaktadır.

"İlkokul yıllarım Afyon'da geçti. Evimizin arkasında çok eski bir mezarlık vardı. Geceleri dışarı çıkmak ve pencereden dışarı bakmak ölüm gibi geliyordu. Bir de ablamın anlattığı hikâyeler korkumun üzerine tuz biber oluyordu. Ayrıca geceleri bir de gaipten sesler duyuyordum. Bu durum beni çok tedirgin ediyordu.

Bir akşam tüm cesaretimi toplayarak mezarlığa doğru gittim. Mezarlıkta kafamda canlandırdığım şeylerin hiçbiri yoktu. Ben çok rahatlamıştım. Artık ablamın hikâyelerini eğlence olsun diye dinlemeye başladım.”

Mezarlık, gündüzleri değil ama geceleri yetişkinleri de korkutmaktadır. Bu korkunun ortaya çıkmasında algılama yanlışlığına dayanan korkutucu görüntüler ya da hayalleri tahrik eden abartılı hikâyeler temel faktörler arasında yer alabilir. Bir erkek öğrencinin kültürel yapı nedeniyle sahip olduğu mezarlık korkusu ve korkusunu aşma biçimini birlikte görelim.

"Mezarlıklar çocukluğumun en büyük korkusudur. Benim doğduğum yerlerde mezar üstüne yemin edilir ve bu yeminden sonra söylenecek söz kalmaz.

Bu yemin şöyle olurdu: 'Köy camisinin avlusunda babamın mezarı üzerine yemin ederim.'

Mezarlara büyük saygı duyuluyordu. Bayram günleri erkekler namazdan sonra ilk iş olarak köyün mezarlığını ziyaret ediyorlardı. Büyüklerimizin ziyaret ettiği bu mezarlık geceleri benim için bir kâbus oluşturuyordu. Mezarlığın olduğu yerde geceleri sürekli bir ışık görünüyordu. Bir de sürekli ağlama sesleri duyuyordum. Bu durum beni korkutuyordu. İki yılım bu korkuyla geçti.

Biraz yaşım ilerleyince korkumun üzerine gitmeye karar verdim. Bir gece yine bir ağlama sesiyle uyandım. Üstümü giyindim, ışık ve sesin geldiği mezarlığa doğru gitmeye başladım. Mezarlığa yaklaştıkça nefes nefese kaldım. Ama kendime söz vermiştim, kaçmayacaktım. Sonunda mezarlığa geldim. Işık, mezarın hemen yanı başında kurulu çadırdan geliyormuş. Köylüler bu çadırda her akşam sırayla ölüler için Kur'an okuyorlarmış. Ses ise mezarlığın önünden geçen ırmaktan geliyormuş.

Bu durumu öğrendikten sonra artık mezarlıktan korkmaz oldum.”

Örnek olaylarda da görüldüğü gibi bu tür korkuları aşmanın en iyi yolu uygun şartları oluşturarak korkuyla yüzleşmektir.

Ne Yapmalı?

Ne Yapmalı?

Mezarlığın da diğer yerler gibi bir yer olduğunu söyleyebilirsiniz. Çocuğunuzun elinden tutarak mezarlığa gidebilirsiniz. Orada çocuğunuzla birlikte ölülere dua edebilirsiniz. Ayrıca çocuğunuzun yanında mezarlık ve ölülerle ilgili abartılı hikâyeler anlatmaktan kaçınınız.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları