Far Cry: Primal İnceleme

Başlıktanda anlaşılacağı üzere hikayemiz çok eski ve tamda M.Ö. 10.000 yılında geçmekte. O dönemler en iyi nasıl yansıtılır oyun bunu gerçekten en iyi şekilde başarmış diyebiliriz. O zamanlardan değerli arkeoloklarımızın bizlere aktardıkları kadarı hariç bir bilgimizin olması imkansız ama yürütülen tahminler ışığında oyun o atmosferi bizlere aktarmakta gerçekten iyi iş çıkarmış. Hikayemizin başlangıcında kahramanımız Takkar ve onun kabileden avcı dostları birlikte ava çıkarlar. Bu av bir mamut avıdır. Dostlarımız tamda bir mamut avının ortasındayken, avcı dostlarımıza bir sivri dişli kaplan saldırmaya ve dostlarımızı teker teker öldürmeye başlar. Kahramanımız Takkar ve onun dostu oradan uzaklaşmaya çalışırken bir uçurumdan aşağı atlarlar ve hikayemiz resmen başlamış olur. 

2. Tigri Tigri!

Tigri Tigri!

Hikayenin bize anlattığı o dönemlerde yaşamış olan kahramanımız Takkar'ında üyesi olduğu Wenja kabilesi, Udam kabilesi ve Izila kabilesinin aralarındaki büyük çekişme. Burada kahramanımızın üyesi olduğu Wenja kabilesi en zayıf hale dönmüş çünkü büyük bir kısmı dağılmıştır. Bu kabilelerin her birinin fantastik yetenekleri, güçleri vardır ve kahramanımız Takkar'ın kabilesi Wenja'ların yetenekleri hayvanlara hükmedebiliyor olmalarıdır. Ancak bir sorun var ki o da uzun zamandır kabileden hiç bir hayvan efendisi çıkmamıştır. İşte burada son umut kahramanımız Takkar hikayeye ortak oluyor. Artık bir hayvan efendisi olmalı ve düşmanlarınızı ezip geçmelisiniz. Düşmanlarını ortadan kaldırma konusunda size efendisi olduğunuz bir siyah kaplan hep eşlik edecek merak etmeyin. 

Araç gereçlerimize gelecek olur isek ana silahlarımız, taşlı sopa, yay ve mızraktan oluşmakta. Silahlarımızın tabi bir ömrü var ve pek fazla dayandıkları söylenemez. Mesela taşlı sopa ile yakın dövüşte vurduğunuz her darbede sopamızın ömrü biraz daha azalıyor ve en sonunda da kırılmaktan kurtulamıyor. Yay, mızrak ve sopa konusunda cephaneyi hiç bir zaman dert etmeyebilirsiniz çünkü ormanda, doğada her yer bu cephaneleri temin edebileceğiniz bitkiler ve taşlar bulunmakta. Bir savaş esnasında bile her an her yerdeki bitki ve taşlardan cephanenizi yenileyebilirsiniz. 

Oyunun henüz başındayken yaptığınız bir görev ile hayvan efendisi konusunda ilerleme kaydediyor ve ilk hayvanınıza kavuşuyorsunuz. Bu hayvan bir baykuş ve bu hayvanın oyun içerisinde ki yeri gerçekten çok önemli. Sizin için fazladan bir çift göz oluyor ve istediğiniz zaman kontrol edebiliyor gideceğiniz yerleri onunla keşif etme şansını yakalıyorsunuz. Baykuş ile yapabilecekleriniz bu kadar değil tabi. Onun havadaki kontrol sürenizi kazandığınız puanlar ile yükseltebiliyor ve yine aynı puanlar ile onun menzilinide daha geniş bir alana yayabiliyorsunuz. Aynı zamanda baykuş ile gözünüze kestirdiğiniz bir düşmana siz elinizi değdirmeden bir saldırı düzenleyebiliyorsunuz. Baykuş deyip geçmeyin bu saldırılar oldukça ölümcül saldırılan olabiliyor. 

Hayvan efendisi olmak çok zor mu? Hayvan efendisi nasıl olurum? O çağlardaki hayvanlar nasıl evcilleştirilebilir ki? Diye sorular aklımızdaydı oyunun henüz başlarında. Ancak oyunda bu konu o kadar kolay bir şekilde işlenmiş ki. İnsan gerçekten "bu iş çok kolay, biraz daha zor olabilirdi" diyor kendi kendine. Çünkü hayvanları evcilleştirmek ve onlara hükmetmek gerçekten çok kolay. Yapmanız gereken tek şey önlerine biraz yiyecek atmak ve onlar bu yiyeceklerden yerken usulca yanlarına yaklaşıp bir tuşa basmak. Evet işte bu kadar. Okurken sizin bile "yok artık, çocuk işi mi bu" falan dediğinizi duyar gibiyim. Ama yapacak bir şey yok durum budur. Ama bu durumu görmezden gelip oyuna devam etmek için harika bir neden var. O neden, hayvan dostlarınızı evcilleştirdikten sonra sizin yanınızdan emirlerinizden hiç ayrılmamaları ve onlarla birlikte yolculuk ederken duyduğunuz müthiş güven ve insana verdikleri o güzel his. Ayrıca onlara kolayca emirler verebiliyor ve çok kolay bir şekilde istediğiniz yöne yönlendirebiliyorsunuz. Dayanıklılıkları düştüğünde ise yani canları azaldığında onlara biraz yiyecek verebilir ve canlarını yeniden fulleyebilirsiniz. Gizli bir göreviniz mi var? Leopar ve jaguar size bu konuda en iyi geridönüşü sağlayacaktır. Çünkü gizlilik onların işi. Aşırı derecede güç gerektiren bir görev mi? O halde ayı gücüne sahip bir dost ayı size mutlaka yardımcı olacaktır. Eeh işte hayvanlar böyle. Seviyoruz onları. Peki bu hayvanlar ne kadar iyi işlenmiş ne kadar gerçekçi diye soracak olursanız, gerçekten muazzam diyebilirim. Oyun içerisinde yanınızdaki hayvan dostlarınızın doğadaki yol almaları tehlikeleri sezdikleri zamanlarda değişen hareketleri ve diğer hayvanlar ile o gerçekten hayvansal ilişkileri müthiş işlenmiş oyunda. Aynı zamanda hayvanlarınızı biraz yiyecek için ava gönderebiliyorsunuz ve bu av sırasında onları izlediğinizde bir belgesel izliyor hissine kapılabilirsiniz. O derece hayvanlar güzel entegre edilmiş oyuna. 

Kabilelerin arasında ki çekişmeden bahsetmiştik. Zaten oyun bir güç dengesinin üzerine kurulu. Şimdi bir hayvan efendisi ortaya çıkmışken bizim Wenja kabilesi diğer kabilelere gücünü göstermek ve daha baskın taraf olmak düşüncesinde. Aynı zamanda bizim bu kabileyi oyunun başında taşındığımız yerde yeniden geliştirmemiz büyütmemiz gerekmekte. Oyun içerisinde sürekli toplayıcılık yapmaktayız tıpkı o dönemlerde insanların yaptıkları gibi. Kabilemizi geliştirecek her şeyi bulup getirmemiz gerek. Daha iyi sığınaklar daha iyi çadırlar yapmamız kabilemizin büyümesine ve gelişmesine yardımcı olacak. 

Ubisoft o zamanları aktarmakta bir şeylerin üzerine gerçekten çok çalışmış diyebiliriz. Hikaye gerçekten akıcı sürükleyici ve oyuna başladığınız andan bütün eksilere rağmen hikaye sizi oyunun başında tutmaya yetebiliyor. Aynı zamanda oyundaki o dönemi en iyi size hissettiren şeyde insanların gerçekten hiç bir gelişim göstermemiş olmaları. Yani oyunda insanların konuşmaları bile günümüzde bir dilden değil. Öyle ingilizce falan seslendirme duyamazsınız oyunda. Ubisoft, derme çatma ilginç bir dil üzerinde çalışmış ve bu bile sizi hikayeye ortak etmeye yetebiliyor. 

Oyunun grafik motoru ve diğer etkinliklerine genel olarak baktığımızda Far Cry 4'ten doldurulmuş bir çok aynı olguyu görebiliyoruz. Yani Far Cry 4'te ne yaptıysak bu oyunda aynı hisler aynı şeyler var. Oyunda ki manzaralar gerçekten muazzam seviyede. O dönemi bize aktaracak olan her türlü olguya rastlıyorsunuz ancak Far Cry 4'ten bir tema değişikliği olduğunu kendisi adına Far Cry Primal için pek bir şey olmadığı hissine kapılıyorsunuz. Bunun en büyük sebebide sanırım zaman. Eğer daha fazla zaman harcansaydı daha güzel ve daha özgün bir oyun ortaya çıkabilirdi diye düşünüyorum. Şimdi böyle konuştuğumuz için sakın sanmayın ortada güzel bir oyun yok. Öyle değil oyun gerçekten Far Cry serisi sevenler için mutlaka oynanması gereken cinsten. Manzaralar, açık alanlar, o sert nefes kesici müzikler, atmosfer ve daha bir çok şey oyunu gerçekten keyifli kılıyor. Ancak işte Far Cry 4'ten bu kadar çok esinti olması insanın biraz canını sıkıyor sadece. "Aman canım hangi oyun kusursuz ki şimdi" denilerek bütün bu eksiler görmezden gelinebilir tabi. Hikaye ve o müthiş güzellikte oyuna eklenen hayvan dostlarımız için bile olsa arkadaşlar oyunu şiddetle oynamanızı yinede tavsiye ediyorum çünkü gerçekten keyif alabileceğiniz bir yapım. Herkese şimdiden iyi oyunlar diliyorum. Herkese selam ve sevgilerle iyi eğlenceler. 

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları